Ekonomi

“İzmir İktisat Kongresi’nin uluslararası arenadaki ağırlığı çok önemli”

Boğaziçi Üniversitesi Emekli Profesörü Prof. Dr. Zafer Toprak, Bloomberg HT’ye İzmir İktisat Kongresi’nin iktisat tarihindeki değerini anlattı.

Toprak, Türkiye İktisat Kongresi’nin 100. yıl dönümüyle ilgili değerlendirmesinde, “1923 mecazi anlamda belki de en uzun yıl. Özellikle üç kırılma noktası var. Bunlardan biri 17 Şubat’ta başlayan Türk İktisat Kongresi. 4 Mart’ta sona erdi. İkincisi 24 Temmuz’da. Lozan’ın imzalanması. Üçüncüsü, 29 Ekim’de Cumhuriyetin ilanıdır. Bu üçlü sütunun aslında Cumhuriyeti inşa eden olaylar dizisi olduğunu söyleyebiliriz.”

Toprak, “İzmir İktisat Kongresi aslında çok kritik bir aşamada gündeme geldi. Bu, Lozan’daki görüşmelerin kesintiye uğradığı bir aşamadır.”

İktisat Kongresi’nin siyasi yönü ve uluslararası boyutu çok önemlidir.

Kapitülasyonların her türlü tasfiyeye başkaldırıyı simgelediğini söyleyen Toprak, “Mustafa Kemal’in bu kongredeki en büyük endişesi kapitülasyonlardı. Konuşmasında kapitülasyonların ne olduğunu ve neden kaldırılması gerektiğini tüm ayrıntılarıyla anlattı. Burada Mustafa Kemal’in, masanın diğer tarafındaki ülkelere karşı kapitülasyon konusunda taviz verilmeyeceği mesajını dünya kamuoyuna iletme çabası içinde olduğunu görüyoruz. Bence İzmir İktisat Kongresi’nin siyasi yönü ve uluslararası plan üzerindeki yükü çok daha önemli” dedi.

Bu kongrenin Türkiye’nin bugüne kadarki en kapsamlı kongresi olduğunun altını çizen Toprak, “Bu kongreye 1135 kişi katıldı ve Anadolu’nun dört bir yanından temsilcilerin bir araya geldiği bir kongre oldu. Hedeflerden biri de Türk ekonomisine entegre olmaktır. Osmanlı ekonomisinin yapısı çoğunlukla liman kentleri meclisidir, dışa dönük bir yapıya sahiptir. Ancak iç mekanı Başşehir olarak değerlendirdiğimiz Ankara ile bütünleştirme çabası içinde olacağız. Bu nedenle demiryolu politikasına farklı bir değer vereceğiz.

Türk kadın hareketi için bir kırılma noktası

Osmanlı İmparatorluğu’nun önceki parlamenter yapısı, Türkiye’nin meselelerini bir dereceye kadar analiz etmiyordu. Bu kongre çok farklı meslek kümelerini aynı anda ortaya çıkarma kaygısı içinde olup, kongrede tüccar, çiftçi, sanayici ve personel kümesi olmak üzere 4 farklı meslek kümesi temsil edilmektedir. Bu 4 meslek kümesi içerisinde benim için en stratejik olanı personel kümesidir. Türkiye’de sosyal politikalara yönelik girişimlerin ilk programı bu kongrede gündemde. Bu kongre, Türkiye’de ilk kez geniş çapta kadın-erkek gerçekleştirilen bire bir kongredir. Yaklaşık 500 kadın katılıyor. Türkiye’deki kadın hareketi için değerli anlamda bir kırılma noktası olduğunu söyleyebiliriz” dedi.

1920’li yıllar Türkiye’de mali bağımsızlık yolunda önemli adımların atıldığı bir dönem olmuştur.

Toprak, “Türkiye’nin 20’li yıllarda güya liberal bir ekonomi politikası izlediği, 30’lu yıllarda ise devletçiliğe geçtiği yönünde bir algı var. Bunun yanlış bir algı olduğunu düşünmüyorum. 1920’ler aslında değerli adımların atıldığı bir dönemdi. Türkiye’de mali bağımsızlığa doğru atılan adımların bu tarihlerde teyit edilebilmesi için Türkiye’nin resesyonist bir politikayı ön plana çıkardığını söyleyebiliriz” dedi.

haber-palandoken.xyz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu